Necatiisler.COM

Yüksek Lisans Tez Künyesi:

Su'ûdu'l-Mevlevî, hayatı, eserleri ve dîvânı (Zâdegân) / Suûdul-Mevlevî, his life, works and his dîvân (Zâdegân)

Yazar:NECATİ İŞLER

Danışman: PROF. DR. MEHMET AKKUŞ

Yer Bilgisi: Ankara Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı / Türk İslam Edebiyatı Bilim Dalı

Konu:Din ; Türk Dili ve Edebiyatı

Yüksek Lisans -Türkçe - 2005 - 617 s.

 pdf-download-icon1

 

 

Su'ûdu'l-Mevlevî, hayatı, eserleri ve dîvânı (Zâdegân)

Suûdu'l-Mevlevî, Osmanlı'nın son yarım asrına, Cumhuriyet'in ise ilk yıllarına şahit olmuş hattat ve şâir bir zâttır. İlim ve sanat erbabı insanlar yetiştiren memur geleneğine sahip bir aileye mensuptur. 16. asrın en büyük alimlerinden olan Şeyhülislam Ebu`s-Suud Efendi'nin soyundan gelmektedir. Edebî kişiliğinin oluşmasında babasının, Mevlevî dostlarından Tâhirü'l-Mevlevî'nin ve İstanbul'un ilim ve kültür ortamının katkıları olmuştur. Dönemin ünlü hattatlarından hat dersleri alarak kendisini bu sahada da yetiştirmiştir.

Osmanlı döneminde yirmi yıl encümen katipliği yapan Suûdu'l-Mevlevî, Dîvân'daki görevinden başka, medreselerde yazı ve usûl-i tahrîr muallimliğinde de bulunmuştur. Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra hattatlıkla geçimini sağlamıştır. Kendisine isnad edilen inkılab aleyhtarlığı suçundan iki yıl Ankara ve İstanbul'da hapis yatmıştır. Millet Kütüphanesi ve Merkez Efendi Camii'nde de görevlerde bulunmuştur.

Suûdu'l-Mevlevî, Dîvân şiirinin son sözünü çoktan söylediği bir dönemde yaşamıştır. Tanzimat Fermanı ile başlayan yenilik hareketlerine paralel olarak 19. yüzyılda edebiyatta da edebî türler ve içerik açısından yeni bir edebî anlayış ortaya çıkmıştır. Batı Edebiyatını örnek alarak yeni bir edebiyat anlayışı getirme arayışlarının yanı sıra, Tanzimat'tan sonra da Dîvân şiirinin geleneksel asaletini yaşatmak isteyen şâirler olmuştur. Suûdu'l-Mevlevî, Encümen-i Şuara adı altında biraraya gelen bu şairler topluluğunu takip etmiştir. Neo-Klasik olarak da isimlendirilen bu topluluğun kuvvetli şairlerinden Yenişehirli Avnî'yi örnek alarak bir çok manzûme yazmıştır.

Derleme ve biyografik nitelikli kitapları dışında Suûdu'l-Mevlevî'nin bütün şiirlerini toplayan tek eseri Zâdegândır. Tesbitimize göre de, klasik tarzda yazılmış ve tertib edilmiş son dîvânlardan dır. Şiirlerinin tamamına yakınında Suûd mahlasını kullanmıştır. Mevlânâ ve Mesnevî sevgisi Dîvân'ında ayrı bir yer tutmaktadır.

 

Suûdul-Mevlevî, his life, works and his dîvân (Zâdegân)

Suudu'l-Mevlevî is a poet and calligrapher who witnessed the last half-century of the Ottoman Empire and the first years of the Republic of Turkey. He was the member of an aristocrat family, which had brought up many scholars and artists. He was the descendant of the one of the biggest scholars of the 16th century, Ebus-Suud Efendi. In addition to his fathers contribution, Tahirül Mevlevi and the cultural environment of Istanbul contributed much to his literary capacity. He has also trained himself in calligraphy by taking lessons from the famous calligraphers of his age.

Suudul-Mevlevî working as clerk in the Dîvân for twenty years has also taught the calligraphy and method of composition in madrasahs. After the collapse of the Ottoman Empire he made his living by calligraphy. He was sentenced to two years imprisonment in Istanbul and Ankara, for revolution opposition imputed to him. He has also officiated in Millet Library and Merkez Efendi Mosque.

Suûdul-Mevlevî lived in a period when the Divan Poetry had already came to an end. In parallel with modernism beginning the proclamation of Tanzimat Ferman; a new literary approach with respect to literary styles and content had risen in 19th century literature. There have also been some poets aiming at keeping nobility of Divan poetry alive, together with attempts at bringing a new literary concept following Literature in the West. Suûdul-Mevlevî has fallowed this group of poetry aggregated under the name of Encümen-i Şuara. Following Yenişehirli Avnî, the powerful poet of this society, he has written so many lyric poems.

Except for compilation and biographic books, the only work of Suûdul-Mevlevî, aggregating all of his poems is Zâdegân. As far as our investigations, its one of the last dîvâns written and arranged in classical style. He has used the penname of Suûd in almost all of his poems. His love for Mevlânâ and Mesnevî is given special room in his Dîvân.